Çevre hukuku, toplumun tüm aktörlerini (devlet, kamusal-özel kuruluşlar, yerel yönetimler, bireyler) ilgilendiren toplumsal bir
hukuktur. Bu yönüyle dinamik bir hukuk dalıdır.

  • Çevre toplumsal değişmelerle yakından ilgilidir. Bu açıdan kamu özel hukuk ayrımını aşan bir konumdadır. Çevre hukukunda dayanışma felsefesinin ağırlığı hissedilir. Toplumdaki tüm taraflar olduğu kadar; bütün insanlık açısından da dayanışmayı gerekli kılan bir alanı düzenlemektedir.
    Hukukun konusunu insan oluşturur. Çevre hukukunda ise insana karşı canlıları ve doğayı kuruma anlayışı da egemendir. Ayrıca, gelecek kuşaklar da hakkın konusunu oluşturmaktadır.
  • Çevrenin sinir tanımaz niteliği, çevre hukukuna da yansımaktadır Hava ve su kirliliği başta olmak üzere çevresel değerlerin sınırların çizilememesi sorunları sınır ötesi bir kimliğe büründürmekte ve çevre hukukuna uluslararası nitelik kazandırmaktadır.